Gönderen Konu: Paslanmaz Çeliklerin Kaynağı  (Okunma sayısı 15342 defa)

Çevrimdışı asuman fahri

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 28
    • Profili Görüntüle
Paslanmaz Çeliklerin Kaynağı
« : 19 Ekim 2008, 21:40:32 »
I.2.- Paslanmaz  Çeliklerin Kaynağı
Mekanik özellikler açısından, ekonomik olarak tedarik edilebilen az alaşımlı çeliklerden pek büyük farklılık göstermeyen paslanmaz çeliklerin, yüksek maliyetlerine rağmen uygulamada yaygın olarak kullanılmalarının esas nedeni, yüksek bir korozyon direncine sahip olmalarıdır. Çelikte korozyona karşı mukavemeti arttıran ve ilavesi mutlak surette gereken alaşım elementi kromdur. Paslanmaz çelikler, paslanmazlık özelliğine sahip olabilmeleri için asgari % 12 Cr ihtiva etmek zorundadırlar; artan krom miktarına bağlı olarak da oksidasyona karşı yüksek sıcaklıklardaki dayanımları artmaktadır.

Çeliğin içerisindeki kromun koruyucu özelliği, krom ile oksijenin arasındaki yüksek ilgisinden ileri gelmektedir. Çeliğin içerdiği krom miktarı % 12’den daha fazla olunca çeliğin yüzeyinde belirgin ve oksijeni geçirmeyen ince bir krom oksit tabakası oluşur ve bu tabaka yüzeyi pasif hale getirir ve dış tesirlere karşı korur. Alaşım elementi olarak çeliğin içinde % 12’yi aşan miktarda kromun bulunması, çeliği atmosferin olumsuz etkilerinden koruduğu gibi, HNO3 (nitrik asit) gibi oksitleyici asitlere karşı da korur, buna mukabil sade krom ihtiva eden çelikler HCI (klorhidrik asit) ve H2SO4  (sülfürik asit) gibi redükleyici asitlere karşı dayanıklı değildirler. Bu asitler yüzeyi koruyan kromoksit tabakasını ortadan kaldırırlar ve dolayısıyla çelik korumasız kalır. Günümüz endüstrisinde redükleyici asitlere karşıda iyi bir mukavemet gösteren, içinde nikel, molibden gibi alaşım elementleri bulunan paslanmaz çelikler imal edilmektedir.  Bu tür çelikler bileşimlerinde kromun yanı sıra yüksek miktarda nikel ve molibden ihtiva ederler. Krom, çeliğin mekanik özelliklerinin yüksek sıcaklıklarda da muhafaza etmesine katkıda bulunması dolayısıyla kromlu paslanmaz çelikler, yüksek sıcaklıklarda sürünmeye (krip) dayanıklı çelikler olarak da kullanılmaktadır. Günümüz endüstrisinde kullanılan paslanmaz çelikler üç ana guruba ayrılırlar:

1.Kromlu martenzitik paslanmaz çelikler

2.Kromlu ferritik paslanmaz çelikler

3.Krom-nikelli ostenitik paslanmaz çelikler.

Bu guruplar birbirlerinden çeliğin bileşimi, iç yapısı, dolayısıyla kimyasal, fiziksel ve mekanik özellikler bakımından büyük farklılıklar gösterir.Tabiatıyla bu olay bunların kaynak kabiliyetine de büyük ölçüde etki eder.

 

III.2.1. Kromlu Martenzitik Paslanmaz Çeliklerin Kaynağı
Bu guruba giren paslanmaz çelikler genel olarak % 6’dan az krom ihtiva ederler; bileşimlerindeki karbon miktarı % 0.10 ilâ % 1.2 arasında değişir; yüksek miktarda karbon ihtiva edenlerde krom miktarı % 18’e kadar çıkabilir. Bu tür çeliklerin kritik soğuma hızları çok yavaştır, dolayısıyla bunlarda martenzit teşekkülü çok yavaş bir soğuma halinde, örneğin sakin havada soğuma meydana gelir. Martenzitik halde  sertleşmiş vaziyette korozyon dirençleri gayet iyidir. 815°C ‘ye kadar paslanmazlık özelliklerini yitirmezler, yalnız uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalırlarsa hafif bir korozyon başlangıcı olur bu bakımdan bunlar endüstride sürekli olarak 700°C’nin üzerindeki sıcaklıklarda kullanılamazlar.

Bu türün az karbon içerenleri, pelton türbini çark ve kanatlarında, buhar türbinlerinde kullanılır. Bu çeliklere 650°C de gerilme giderme, 925°C’de de yumuşatma tavı uygulanabilir. Bu tür paslanmaz çeliklerde, çok yavaş bir soğuma halinde bile en kalın kesitlerde dahi martenzit oluştuğundan, ITAB’de ani soğumanın oluşturduğu gerilmeler, kaynak kabiliyetini büyük ölçüde etkiler. Az karbonlu martenzitik paslanmaz çelikler bir takım tedbirler alınarak kaynak edilebilir, yüksek karbonlular ise mümkün mertebe kaynak edilmemelidirler. Az karbonlu martenzitik paslanmaz çeliklerde, martenzit nispeten daha az serttir ve dolayısıyla çatlamaya karşı daha az eğilimlidir. Normal olarak bu çelikler kaynaktan evvel bir ön tavlamaya tabi tutulur. Burada tatbik edilen ön tavlama yüksek karbon eşdeğerli çelikler halinde olduğu gibi ITAB’de bir sertlik azalması meydana getirmez. Sadece oluşan ısıl gerilmeleri azalttığından çatlama ihtimalini azaltır. Bu tür çelikler için uygulanan ön tav derecesi 200-300°C’dir. Kaynak bölgesinde daha tok bir yapı elde etmek ve servis anında parçada ortaya çıkabilecek çatlama olasılığını ortadan kaldırmak gayesiyle parçalar mümkün olan hallerde, hemen kaynaktan sonra, parça soğumadan bir gerilme giderme tavlamasına tabi tutulmalıdır. En iyi süneklik ve tokluk parçanın 800-820°C de 4 saat süre ile tavlanması ve müteakiben çok yavaş bir şekilde tercihan fırında soğutulması neticesinde elde edilir.

Kromlu martenzitik paslanmaz çeliklerin kaynağında, kaynak dikişinin mukavemetinin çok önemli olmadığı ve parçanın da kükürtlü bir ortamda bulunmadığı hallerde ostenitik kaynak metali kullanılır. Ostenitik kaynak metalinin akma sınırının düşük olması kaynaktan sonra oluşan kendini çekme gerilmelerinin oluşturduğu çatlama ihtimalini ortadan kaldırır. Yüksek karbon içeren (% 0.5-1.2) martenzitik paslanmaz çelikler bütün bu tedbirler yardımı ile dahi sağlam bir şekilde kaynak edilemezler.

 

III.2.2. Kromlu Ferritik Paslanmaz Çeliklerin Kaynağı
            Bu tür paslanmaz çelikler bileşimlerinde % 16 ilâ % 30 krom ve % 0.05-0.25 karbon içerirler. Büyük miktarda krom ve çok az miktarda karbon içerdiklerinden bunlarda yüksek sıcaklıklarda veya sıvı halden itibaren soğutulmaları esnasında hiç veya çok az ostenit meydana gelir, dolayısıyla ostenit-ferrit dönüşmesi yoktur. Iç yapıları normal olarak ferrit ve karbürlerden müteşekkildir. Bu tip çeliklerin en önemli özellikleri, katı halde bir faz dönüşmesi meydana gelmediğinden su verme yolu ile sertleştirilememeleri ve yüksek sıcaklıklarda korozyon ve oksidasyon dirençlerinin yüksek olmasıdır.
            Bu tür çeliklerin sertleştirilebilmeleri ancak soğuk şekil değiştirme ile mümkündür. Az miktarda soğuk şekil değiştirmenin dahi meydana getirdiği sertlik çeliğin biçimlendirilmesini zorlaştırdığından kullanma alanları azdır. Bu çelikler soğuk şekil değiştirme ve sertleşmesini ortadan kaldırmak için 750°C ilâ 800°C sıcaklıklarında yumuşatma tavlamasına tabi tutulurlar.
            Bu tür paslanmaz çelikler, su verme yolu ile sertleştirilemediklerinden ITAB’de martenzit oluşumu tehlikesi meydana gelmez, bu bakımdan martenzitik paslanmaz çeliklere nazaran daha kolay kaynak edilirler.
            Kromlu ferritik paslanmaz çeliklerin kaynağında karşılaşılan en önemli sorun, bu malzemenin 1150°C’nin üzerindeki sıcaklıklarda tane büyümesine karşı olan aşırı eğilimidir. Kaynak esnasında ITAB’nin bir kısmı 1150°C’nin üzerindeki bir sıcaklığa kadar ısınır ve dolayısı ile bu bölgede aşırı bir tane büyümesi meydana gelir. Bu tür çeliklerde katı halde östenitin ferrite dönüşmesi olayı meydana gelmediğinden bir ısıl işlem yardımı ile taneleri küçültmenin imkanı yoktur. Normal halde ferritik paslanmaz çeliklere çok ince taneli sünek bir yapıya sahiptirler. Kaba taneli bir yapı haline geçince gevrekleşirler ve çentik darbe mukavemeti düşer ve geçiş sıcaklığı yükselir. Tane büyümesine mani olmak için, bazı tip ferritik paslanmaz çeliklerin bileşimine bir miktar azot ilave edilir. Bu tür paslanmaz çelikler kaynağa daha müsait bir durum gösterir. Elektrota ilave edilen bir miktar azotta kaynak metalinin katılaşması sonucunda ince taneli olmasına yardımcı olur.
            Kromlu ferritik paslanmaz çelikler daima bir miktarda karbon ihtiva ederler. Karbonun ferrit içinde çözülme miktarı çok az olduğundan, karbon tüm yapı içinde ince bir şekilde dağılmış karbürler halindedir. Kaynak esnasında ITAB’de bu karbürlerin bir kısmı çözülür ve küçük yerel ostenit bölgeleri meydana getirir. Fe-Cr denge diyagramı üzerinde çeliğin yapısında mevcut karbonun ostenit alanını genişletme etkisi şematik olarak işlenmiştir, buradan da görüldüğü gibi karbon miktarının biraz artması ostenit alanını genişleterek yüksek miktarda krom ihtiva eden çeliklerde dahi ostenit oluşumuna imkan vermektedir. Oluşan ostenit büyüyen ferrit tanelerinin çevresinde bir ağ şeklinde yer alır; soğuma esnasında bu ostenit martenzite dönüşür ve dolayısıyla ITAB’de iri ferrit taneleri etrafında bir martenzit ağından oluşmuş bir yapı ortaya çıkar. Bu yapının sertliğine martenzit bir etkide bulunmaz, zira miktarı çok azdır, buna mukabil kırılgan yapar.
 

 

       Bu tip paslanmaz çeliklerin kaynağında öyle bir kaynak usulü uygulanmalıdır ki ITAB 1150°C’yi aşan sıcaklıklarda mümkün mertebe az kalmalıdır. Bu ise ancak kaynağın çok kısa pasolarla yapılması ve hemen soğutulması ile gerçekleştirilebilir. Teorik olarak iri taneli hale gelmiş yapıyı sıcak dövme ile, örneğin kaynak bölgesinin çekiçlenmesi ile islah etmek mümkündür. Yalnız bu her parçaya tatbik edilemez ve edilebilen parçalarda da her zaman güvenilir bir etki göstermez, aksine dövme işlemi parça soğumaya yüz tutmuş iken yapılırsa, esasen gevrekleşmiş olan ITAB’de çatlak oluşmasına sebep olunur.

       Kromlu ferritik paslanmaz çeliklerin kaynağında ortaya çıkan bir diğer tehlike de, krom ve demirin bir metallerarası fazı olan çok kırılgan ve gevrek sigma (s) fazının oluşmasıdır. Bu olay sıcaklığın uzun süre 400°C ila 550°C arasında tutulması neticesinde ortaya çıkar bu bakımdan bu çeliklere hiçbir zaman 400°C’nin üzerinde bir öntav uygulanmamalıdır.

       Yüksek miktarda krom ve karbon içeren ferritik paslanmaz çeliklere, ITAB’nin özelliklerinin geliştirilmesi bakımından, 200°C’lik bir öntav uygulanabilir, diğer hallerde bu çeliklerin kaynağında ön tav uygulanmaz.

       Kaynaktan sonra 750-850°C’lik bir tavlamayı müteakip hızlı bir soğutma, bu çeliklerde ITAB’nin sünekliğinin ve taneler arası korozyona direncin artmasına yardımcı olur.

       Kaynak edilmiş parçaların soğuk şekillendirilmesi ve zorlanması 300-400°C’ lik bir tavlamadan sonra yapılmalıdır. Zira bu çeliklerin şekil değiştirme kabiliyeti, bu sıcaklık derecesinde hissedilebilir şekilde artmaktadır.

       Kaynak dikişinde erimiş bölgede, tane büyümesinin sebep olduğu gevrekliğe ostenitik elektrot kullanarak mani olunabilir. Az karbonlu ferritik paslanmaz çelikler halinde 18/8 tipi, % 0,1’den fazla karbon ihtiva eden çelikler için ise % 25 Cr ve % 20 Ni ihtiva eden elektrotlar iyi netice vermektedir.

 

III.2.3. Krom-Nikelli Ostenitik Paslanmaz Çeliklerin Kaynağı
            Bu tür paslanmaz çelikler bileşimlerinde % 12-25 krom ve % 8-25 Nikel içerirler. Nikel kuvvetli bir ostenit yapıcı olduğundan, bu çeliklerde katılaşma esnasında ortaya çıkan ostenit oda sıcaklığının altındaki sıcaklık derecelerinde dahi dönüşmeden kalır. Soğuma esnasında ostenit ferrit dönüşümü olmadığından bu tür paslanmaz çelikler de su verme yoluyla sertleştirilemezler. Bu grup paslanmaz çelikler içinde en fazla tanınan 18/10 çeliği diye isimlendirilen bileşiminde % 18 Krom ve % 10 Nikel içeren tipidir. Antimagnetik olan bu tür paslanmaz çeliklere ekseri hallerde korozyon mukavemetini arttırmak gayesi bir miktar da Molibden katılır. Bu çeliklerin kaynak kabiliyeti açısından en önemli özellikleri şunlardır:
a.Isı iletme katsayıları oda sıcaklığında az alaşımlı ve sade karbonlu çeliklerin 1/3’ü kadardır.

b.Isıl genleşme katsayıları sade karbonlu ve az alaşımlı çeliklerin takriben 1.5 mislidir, yani % 50 daha fazladır.

c.Alaşımsız karbonlu çelikler düşük bir elektrik iletme direncine sahiptirler, bu tür paslanmaz çeliklerde ise bu değer 5 ila 7 misli daha büyüktür.

       Bu özellikler dolayısı ile krom nikelli çeliklerin kaynağında, sade karbonlu çeliklerin kaynağında daha fazla kendini çekme meydana gelir. Kaynak dikişinin soğuması esnasında büyük büzülmelerin meydana gelmesi neticesinde, bu bölgede oluşan şiddetli iç gerilmeler çatlama tehlikesine yol açar. Bu tür paslanmaz çeliklerin bilhassa çift taraflı iç köşe dikişlerinde sıcak çatlakların oluşma ihtimali çok fazladır.

       Bu fiziksel olayların yanı sıra iki önemli metalürjik etkende krom nikelli ostenitik paslanmaz çeliklerin kaynağını zorlaştırır. Bunlardan birincisi (d) delta ferrit fazının oluşumu diğeri ise karbür çökelmesi olayıdır. Krom nikelli ostenitik paslanmaz çelikler sıvı halden itibaren katılaşmaya başlayınca, ostenit ve ferrit taneleri oluşur. Bu ferrit ostenitin dönüşümü sonucunda ortaya çıkan ferritten farklıdır. Katılaşma normal olarak endüstride ingota dökülen bir sıvı metalin katılaşmasında görülen bir süratle cereyan ettiği zaman bu tür çeliklerin yapısı ostenit taneleri arasına serpiştirilmiş ferrit tanecilerinden meydana gelir. Ferrit bu malzemeyi sıcak dövme ve haddeleme için uygun olmayan bir hale sokar, sıcak şekil değiştirme esnasında malzemede çatlaklar oluşur. Bu olaya mani olabilmek için katılaşan krom nikelli ostenitik paslanmaz çeliklerde soğumanın çok yavaş bir hızla seyretmesi gereklidir. Bir başka çözüm yolu da bu çeliğin uzun bir süre 1150°C’de tavlanması ve hızlı soğutulmasıdır. Ostenit yapıcı elementler olan nikel ve mangan miktarının çeliğinin bileşiminde artması ferrit oluşumu ihtimalini zayıflatır.

Ostenitik krom nikelli paslanmaz çelikler oda sıcaklığında ve daha düşük sıcaklıklarda mutlak olarak içyapı bakımından kararlı değillerdir. Bu çelikler de aşırı soğuk şekil değiştirme, bilhassa dövme, sonucunda kısmen bir martenzitik yapı elde edilebilir.

Bilhassa 18/8 ve 18/10 tipi gibi bazı krom nikelli ostenitik paslanmaz çelikler 450°C ila 850°C arasında bir sıcaklığa kadar ısıtılıp o sıcaklıkta tutulduklarında bir karbür çökelmesi meyil kendini gösterir. Bu tür çeliklerin eldesi sırasında krom ve karbonun ostenit içinde çözüldüğü 1100°C sıcaklığından itibaren hızla soğutulurlar. Bu şekil de bu elementlerin çökelme tehlikesi ortadan kalkmış olur ve oda sıcaklığında karbonun diffüzyon hızı çok düşük olduğundan servis sırasında meydana gelme ihtimali yoktur. Sıcaklığın 450°C’nin üzerine çıkması karbonun diffüzyon hızı, karbonu tane sınırlarından dışarı çıkartacak derecede artar. Tane sınırlarında biriken karbon, kroma karşı yüksek affinitesinden dolayı bu bölgede kromla birleşerek krom karbür meydana getirir. Krom karbürün ağırlık olarak % 90’ını krom meydana getirdiğinden çok az bir karbon dahi bulunsa tane sınırlarında kromca bir zayıflama meydana gelir. Bunun neticesi olarak malzeme korozif bir ortamda bulunduğu uzaman, kromca zayıflamış olan tane sınırlarında korozyon meydana gelir. Bu ortaya çıkan tanelerarası korozyon bütün malzemeyi çok kısa bir zaman zarfında kullanılamaz hale getirebilir. Çeliğin karbon içeriği arttıkça da bu olay şiddetlenir.

 

Krom nikelli ostenitik paslanmaz çeliklerin kaynağı esnasında eriyen bölge çok kısa bir zamanda katılaşıp hızla soğuduğundan ve elektrot olarak kullanılan alaşımların karbon içeriği de çok düşük olduğundan, kaynak metali, özellikle kaynak dikişi için karbür çökelme tehlikesi mevcut değildir. Buna mukabil ITAB kaynak süresi kadar 500-900°C sıcaklıkları arasında tavlı olarak kalmakta ve aynı zamanda da burası esas metal olduğu için, karbon içeriğinin yüksek olması halinde, ostenit tane sınırlarında taneler arası korozyonun başlamasına sebep olacak karbür çökelmesi olayı meydana gelecektir. Belli bir karbon içeriği için, karbür çökelmesi olayının şiddeti sıcaklık ve zamana bağlıdır. Çökelme başlamadan evvel sıcaklıkla değişen bir kuluçka periyodu vardır, sıcaklık ve çeliğin karbon içeriği arttıkça bu süre kısalır. Her karbon içeriği için, karbür çökelme olayının en kısa süre zarfında başladığı bir sıcaklık vardır ve buna kritik sıcaklık ismi verilir.

Çeşitli karbon içeriğindeki paslanmaz çelikler için kritik sıcaklıklar

Karbon Içeriği  (%)
 Kuluçka peryodu (dakika)
 Kritik sıcaklık (0C)
 
0.03
 11
 650
 
0.05
 7
 650
 
0.06
 2.5
 670
 
0.08
 0.3
 750
 

       Tek paso ile yapılan elektrik ark kaynağında 650°C ila 750°C arasındaki sıcaklığa ITAB bir dakikadan daha az bir süre maruz kalır. Buna mukabil çok pasolu kaynak halinde bu süre üç dakikanın üzerine çıkar ve dolayısıyla karbür çökelme tehlikesi baş gösterir.

       Karbür çökelmesinin meydana gelebilmesi için karbonun belirli bir miktarın üzerinde olması lazımdır. Yukarıda verilmiş tablodan da görüldüğü gibi karbon içeriğinin azalması, kuluçka periyodunun uzattığından bu tehlike ortadan kalkacaktır. Bu bakımdan kaynakla birleştirilmesi gereken krom-nikelli ostenitik paslanmaz çeliklerin karbon içeriği azami % 0,6, tercihan % 0.03 civarında olmalıdır.

       Bu konuda uygulanan bir başka yöntem de çeliğin stabilizasyonu diye isimlendirilir. Bu da, karbonun kroma karşı ilgisinden daha yüksek bir ilgiye sahip bir elementin, çeliğin bileşimine katılması ile gerçekleşebilir. Bu şekilde çeliğin bileşimindeki karbonla bu yeni element karbür oluşturur ve dolayısı ile iç yapının bazı bölgelerinde ortaya çıkan krom azalması meydana gelmez. Stabilizasyon için ilave edilen elementler titanyum, niobyum ve tantal’dır. Bunların oluşturduğu karbürler, tane sınırları boyunca değil, ostenit taneleri içinde ince zerrecikler halinde dağılmış olduklarından, çeliğin mekanik davranışlarında da bir değişiklik meydana getirmezler. Bu stabilizasyonun gerçekleşebilmesi için ilave edilen titanyumun karbonun 4 misli, niobyumun 8 ila 10 misli, tantalın 16 misli miktarda olması gereklidir. Çeliğin stabilizasyonu için genellikle, maliyet açısından titanyum tercih edilir, elektrotların stabilizasyonu için ise, titanyumun kaynak arkında büyük miktarda kaybından ötürü niobyum tercih edilir. Stabilize edilmiş çelikler için de, taneler arası korozyona karşı tam manası ile dayanıklıdır denilemez. Zira, niobyum, titanyum ve tantal karbür 1300°C’nin üzerinde çözülür ve karbon serbest kalarak krom karbür oluşturabilir. Bu sıcaklığa kadar erişen bölge çok dar olduğu için, erime çizgisine yakın bir yerde çok dar bir bölge korozyona karşı mukavemetini yitirir ve bu bölgeye bıçak izi etkisi veya korozyonu denir.

       Kaynak dikişinde ITAB’de veya esas metalde karbür çökelmesinin meydana geldiği hallerde, şayet parçanın boyutları ve konstrüksiyonu müsait ise, bir tavlama yardımı ile bu olayın olumsuz etkileri giderilebilir. Parça 1100°C’ye kadar tavlanıp, suya sokularak aniden soğutulursa, yüksek sıcaklıkta ostenit içinde çözülmüş bulunan karbürler hızlı soğuma esnasında yeniden oluşamazlar. Tane sınırlarına çökelen krom karbürün olumsuz etkilerini yok etmek bakımından bu usul çok iyi netice vermesine rağmen, uygulamada tercih edilmez, zira böyle bir ısıl işlemin uygulanması pek pratik değildir.

       Ferritik paslanmaz çelikler ile % 9’dan daha az nikel içeren ostenitik paslanmaz çeliklerde, kaynak bölgesinde sigma fazının meydana gelmesi, bu çeliklerin kaynak kabiliyetine olumsuz yönde etkir. Sigma fazı çok sert (700-800 HV), antimagnetik ve gevrek özellikte metallerarası bir bileşiktir. Bileşimi takriben % 52 Cr ve % 48 Fe’den ibarettir ve 550°C ila 925°C arasındaki sıcaklıklarda meydana gelir. Ostenitik çeliklerde bu fazın meydana gelebilmesi için, ostenitik yapı içinde bir miktar da ferrit olması lazımdır.         Soğuk şekil değiştirme, niobyum, molibden, silisyum gibi elementlerin mevcudiyeti sigma fazı oluşumunu teşvik eder. Sigma fazının mevcudiyeti çeliğin uzama, büzülme ve çentik darbe mukavemetini azalttığından mevcudiyeti arzu edilmez. Karbür çökelmesini yok etmek için uygulanan ısıl işlem sigma fazının da yok olmasını sağlar. Ostenitik paslanmaz çelik daha önceden bir homojenizasyon tavına tabi tutulmuş ve içindeki ferrit miktarı % 6.5’in altına düşürülmüş ise, kaynak bölgesinde oluşacak sigma fazı bu bölgenin özelliklerine olumsuz bir etkide bulunmaz.

III.2.2.1. Schaeffler diyagramı

Kaynak metali daima bir miktarda eriyen esas metali içerdiğinden, bileşimi elektrot bileşimi yardımı ile belirlenemez. Esas metalin ve elektrotun bileşimleri bilinirse, bunların kaynak esnasındaki karışımları yaklaşık olarak tahmin edilebilir ve Schaeffler diyagramı yardımı ile de iç yapıları tespit edilebilir

« Son Düzenleme: 09 Aralık 2014, 15:57:02 Gönderen: admin »

Mühendis Forum

Paslanmaz Çeliklerin Kaynağı
« : 19 Ekim 2008, 21:40:32 »

Çevrimdışı erhanm

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Paslanmaz Çeliklerin Kaynaðý
« Yanıtla #1 : 25 Kasım 2008, 09:24:30 »
schaeffler diyagramý, pratik açýsýndan bazen çok kullanýþlý olmayabiliyor. kaynakla ilgilenen bir kimsenin mutlaka kullanmayý bilmesi gereken bir diyagram ama, elektrot seçiminde iyi kaynak firmalarýnýn web sitelerinden faydalanýlabilir, buralardan bulunan birden fazla elektrot olmasý durumunda schaefflerden faydalanmak gerekli diye düþünüyorum.

Mühendis Forum

Ynt: Paslanmaz Çeliklerin Kaynaðý
« Yanıtla #1 : 25 Kasım 2008, 09:24:30 »